Açıklama

Ben her sabah güneşe bakar, torunum Gözde’nin mutlu bir hayatı olması ve yaşanası bir dünya için dua ederim. Yüzünde yeni açan gülün, güneşe dönük sevincini görmek isterim. Geçmişle geleceği harmanlar, öyküler anlatırım, ona iyilik olsun diye.

ünya büyük bir sirke benzer, eğitmek ve eğitilmek için. Sirkin mühendisi Tanrı’dır, insanlar ise akrobatları. Sonunda bıkar akrobatlardan, salıverir hiçliğin karanlığına. Kimileri buna kader der, kimileri de Tanro’ya sitem eder. Bazıları ise yaşam örgütlerindeki düğümleri bana sorar. Bu nedenle sokak kapım hiç kapanmaz; politikacılar, hastalar, fahişeler, kumarbazlar, hayatla baş edemeyenler gelirler, giderler. Fal baktırır, gelecekte kendilerini nelerin beklediğini sorarlar. Bilinmeyeni bilmemi isterler. Oysa hayat denilen bilmece ne fallarda yazılı, ne de kitaplarda. Her insanın hayatı ayrı bir öykü; insanlar gider, öyküler kalır. Tıpkı kadının ardından kokusunun kalışı gibi.

Bugün iki kadının hayatını anlatacağım torunuma. Tehlikeli ürpertici bir yaşam öyküsü bu. Nasıl anlatsam nereder başlasam bilmem ki? Kapısının anahtarı kaybolmuş, kilitli bir odanın içinde saklanan anıları, etle trnak gibi iç içe girmiş hayatları, sözcüklere nasıl dizeceğim? Boncuk değil ki bunlar…

-“Annneanne ne düşünüyorsun?”

-“Sana anlatacaklarımı…”

Derin bir nefes boşaltıp, “Gönlünü bir erkeğe değil, birçok erkeğe kaptıran, cinsel serüvenlere delice tutkun olan, kurduğu tuzaklara kendi düşen Naylon Leyla’dan mı başlasam yoksa Mucize’den mi?….

Bu romanda, iki kadının ruhlarını ve bedenlerini delik deşik eden, kurşunlarla tanışacaksınız.

Hasta, suçlu, hırsları aklın önüne geçmiş, cinsel serüvenlere delice tutkun olan insanların beyinlerini ve ruhlarını saran kötülükleri, sapkınlıkları size hiç kimse bu romandaki gibi anlatamaz.

Adaletin ve toplumsal çöküşün enkazından, kızı ile birlikte kurtulmak için çırpınan, yavrusunu tıpkı kediler gibi güvenli bir yere taşımak için vatan aramaya çıkan bir kadının mücadelesi, sizi omuzlarınızdan tutup silkeleyecek.

Fakirliğin üstüne sinmiş kokusundan, ölümün tuzağından, onların nasıl kurtulduğunu okurken, nefesiniz kesilecek.

Bu kadın, hayatı kulağından tutup tersine çeviriyor. Eziyor ayaklarının altında. Ölümden öç alırcasına. Uzaklarda hiç tanımadığı, mavi kanlı baron olan Toni ile yüzyılın en büyük aşkını yaşıyor.

Bu kadının elinde “Büyü mü var, tılsım mı var?” diyesi geliyor insanın.

Belki de var…

Scroll

50 TL ve üzeri siparişlerde kargo bedava. Kapıda ödeme avantajı ile alışverişe başla! Kapat